başka yerde

adv. elsewhere, otherwhere
* * *
elsewhere

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • aklı başka yerde olmak — başka şeyler düşünmek Affet Kâmuran, aklım başka yerdeydi. R. N. Güntekin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • aklı bir yerde olmak — bir iş yaparken başka bir şey düşünmek Aklı hep evde, Gülsüm deydi. Ö. Seyfettin …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • GAYBET — Başka yerde bulunmak. Hazırda olmamak. Gıybet. Bir şeyin diğer bir şey içinde gaib olması. (Bak: Gıybet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • akıl — is., klı, Ar. ˁaḳl 1) Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us 2) ruh b. Bellek Hâlâ aklımda o tufan yağmuru. C. S. Tarancı 3) Öğüt, salık verilen yol Bu aklı size kim verdi. 4) Düşünce, kanı Şimdiki aklım olsaydı bu dükkânın yerine aç bir kahve! A. K …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İlyas Salman — (* 14. Januar 1949 in Arapgir, Malatya[1]) ist ein türkischer Schauspieler, Filmregisseur, und Autor. Inhaltsverzeichnis 1 Leben 2 Filme 2.1 …   Deutsch Wikipedia

  • Onur Demirsoy — Onur Demirsoy, Turkish digital creative artist. Born 11 July 1981(1981 07 11) Ankara, Turkey Occupation …   Wikipedia

  • Beyaz — Beyazıt Öztürk (* 12. März 1969 in Bolu, Türkei) ist ein türkischer Showmaster, Schauspieler und Entertainer. Er ist der Moderator der türkischen Talkshow Beyaz Show. Öztürk ist vor allem unter dem Namen Beyaz bekannt. Im deutschen Fernsehen trat …   Deutsch Wikipedia

  • Beyazıt Öztürk — (2010) Beyazıt Öztürk (* 12. März 1969 in Bolu, Türkei) ist ein türkischer Showmaster, Schauspieler und Entertainer. Er ist der Moderator der türkischen Talkshow Beyaz Show. Öztürk ist vor allem unter dem Namen Beyaz …   Deutsch Wikipedia

  • Keremcem — Kerecem (* 28. Dezember 1977 in Milas; eigentlich Kerem Cem Dürük) ist ein türkischer Popsänger und Schauspieler. Inhaltsverzeichnis 1 Diskografie 2 Filmografie 2.1 Darsteller 2.2 Fernseh …   Deutsch Wikipedia

  • çırak — is., ğı, Far. çerāġ 1) Zanaat öğrenmek için bir ustanın yanında çalışan kimse Bu çocuğu sekiz yaşındayken, araba boyacısına çırak vermişler. S. F. Abasıyanık 2) Dükkânda ayak işlerine bakan kimse Ekseriya bahçıvan, uşak, bakkal çırağı ile… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • portatif — sf., Fr. portatif 1) Kolay taşınabilen, katlanarak taşınabilir duruma getirilebilen, seyyar Bir köşede portatif bir çadır karyolası, bir küçük masa vardı. S. F. Abasıyanık 2) Sökülüp başka yerde kurulma imkânı bulunan Portatif ev …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.